Vazgeçilmez Uygulamaların Casus Yüzleri : İzinler!

Çağımız iletişim çağı, bizler ise çağa ve yeniliklere ayak uydurmaya çalışan talebeleriz.

Talebeyiz; çünkü sürekli gelişen teknoloji bize her geçen gün yeni bir şeyler öğreten bir öğretmen niteliğiyle hayatımızın merkezine oturmuş durumda.

Peki bu öğrenmenin sadece olumlu bir süreç olduğu düşünülebilir mi?

Elbette ki bu sürecin beraberinde getirdiği olumsuzlukların varlığı yadsınamaz bir gerçek. Bugünlerde sıkça gündeme gelen belki de iletişim açlığımız ve teknolojinin bize yaşattığı en büyük olumsuzluk akıllarda soru işareti yaratmış durumunda.

Güvenlik!

Artık toplumun hangi kesiminden, hangi yaş grubundan olursa olsun hemen hemen herkesin elinden düşmeyen akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar…vs. aslında bizim alnımıza dayanmış bir silah olabilir mi? Son zamanlarda bu konuda sosyal medya ve televizyonlarda çeşitli haberler duyar olduk. Bunlardan en ilginç olanı kimsenin üzerinde durmayarak –belki de okumaya bile gerek duymadan- onay verdiği uygulama izinleri. Ne yazık ki akıllı telefon, tablet ve bilgisayarların kapasitesini  zorlayacak kadar kendimizden geçip indirdiğimiz uygulamaların her biri alnımıza dayanmış bir silah olabilir ve bunu önlemek için elimizde sadece tek seçenek mevcut. O da teknolojinin nimetlerini bir kenara atıp teknolojik aletlerden uzak durmak. (Buna izin vermeyen bir çağda yaşıyor olsak bile…)

Peki bu uygulamaların istediği izinler neler ve bu izinler ile neler yapılabilir?

Tabi ki bir çok izin mevcut. Bunların bazılarından bahsetmek gerekirse…

Bir uygulama; rehber bilgilerinizi almak, SMS’lerinizi okumak, e-maillerinizi okumak, sizin yerinize SMS/e-mail göndermek, arama yapmak, telefon görüşmelerinizi takip etmek, şifrelerinize ulaşmak, Wi-Fi ayarlarınızı değiştirmek, fotoğraf galerinize girmek, fotoğraflarınızı almak, fotoğraf çekmek, konumunuzu belirlemek, hoparlörü kullanmak,… gibi bir çok izin isteme hakkına ve gerektiğinde bu izinleri istediği ölçüde değiştirme hakkına sahiptir. Gözümüz kapalı, düşünmeden ‘’Kabul Et’’ seçeneğine bastığımız an itibari ile pek çok özel bilgimizi 3. kişilerle ve şirketlerle paylaşmış oluyoruz.

Bu izinler bir kısım yetkilinin onay vermediği bir durum olsa da gönlümüze su serpme niyetindeki bir kısım yetkiliye göre bu izinler kötü amaçlı yazılımcıların eline geçmediği takdirde bazen uygulamanın niteliği sebebiyle uygulamanın hatasız ve doğru bir şekilde çalışması için, bazen ise bizim güvenliğimiz için isteniyor. Ancak ortada olan bir gerçek var ki o da en sık kullandığımız cihazlarımız aracılığıyla özel hayatımızda her an bir güvenlik ihlali olabileceği…

Bu konu, üzerinde durulması gereken, gerekli incelemelerin ve denetimlerin düzenli olarak yapılması şartını gerektiren bir konu olmakla birlikte, taşıdığı haklı endişeler sebebi ile yazılımcıların kontrol ve denetiminin sağlanacağı yeni güvenlik sistemlerinin oluşturulması gerektiğinin altını çizen bir konudur.

Peki sağlıklı bir sistem oluşturuluncaya kadar ne yapmalı ?

Daha önce de belirttiğim gibi bu konuda kesin çözüm arayanlara sunulan tek şey akıllı aletlerden uzak durmak… Bunun haricinde optimal faydayı sağlayabilecek tek şey ise güvenmediğimiz yazılımcıların yaptığı uygulamaları cihazlarımıza indirmemek ve ‘’Kabul Et’’ butonundan uzak durmak.

En azından bu şekilde –sağlıklı bir sistem oluşturuluncaya dek- kötü amaçlı yazılımcılardan kendimizi korur, bilinen yazılımcıların ise bu gücün iyi tarafını kullandığını umut ederek çağın gerekliliğini yerine getirmiş oluruz.

Burcu VURAL

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s